İspanya Başbakanı’nın Trump’a karşı aldığı tavrı konuşuyor dünya..
Gazeteler, tv’ler manşetlerine taşıyor.
Olması gereken zaten buydu. Yerinde bir duruş. Güçlü ve net.
Biz yine bildiğimizi yaptık.
Sosyal medyada meseleyi su üzerinde taş sektirir gibi magazinleştirdik.
“Viva España” başlıkları…
İspanyolca mesajlar…
“Bugün İspanyol paça pantolon giyiyoruz” göndermeleri…
Coşku var, gerçeklik az. Virallik, etiketleme gırla!
Oysa İspanya bir Avrupa Birliği ülkesi.
Kuralları, dengeleri, refleksleri belli.
“Sevdik seni abi” diye vize bekleyene AB “al sana Schengen” demez.
Brüksel’in ölçüsü de kıstası da nettir. Başkan Roberta ve Komisyon Başkanı Ursula yengeler buna bozulur..
İspanyol Başbakanı Pedro Sánchez Truamp’a rest çekip ‘savaşa hayır’ derken geçen Mayıs ayında Sosyalist Enternasyonal toplantısında elinde “Free İmamoğlu” posteri vardı.

Bizdeki hayranlık daha çok sol cenahta duygusal bir yakınlık olarak kalır.
Avrupa’nın sosyalizmiyle bizim “sol” anlayışımız arasında da ciddi farklar bulunuyor.
Orada 13 seçim kaybeden koltuğa çivilenemez. Her dönem vekil de olamaz. 3,5,7 dönem belediye başkanı da..
Elbette İspanya da geçmişten bugüne çok değişti.
Hafızayı biraz tazelelersek..
1975… Faşist diktatör Franco rejimi.
Beş İspanyol muhalif idam edildiğinde dönemin Ankara Belediye Başkanı Vedat Dalokay şu kararı almıştı:
“Yedi gün boyunca İspanya Büyükelçiliği’ne su, havagazı ve elektrik verilmeyecek. Ankara halkı özgürlük mücadelesi veren İspanyol halkını desteklemektedir.”
Karar elçiliğe resmen bildirildi. Yerinde ve anlamlı bir dayanışmaydı.

Konu buraya gelmişken başka bir gerçeği de hatırlayalım.
18 Temmuz 1968…
Amerikan emperyalizmine karşı yürüyen, 6. Filo’yu “Yankee Go Home” sloganlarıyla denize döken Deniz Gezmiş ve arkadaşları…
Onlar da genç yaşta idam edildi. Niye karşı çıkmışlardı ABD’ye?
Bugün bölgemiz adeta ateş çemberindeyken;
“Tam Bağımsız Türkiye” söyleminin ne kadar hayati olduğu daha iyi görülüyor.

ABD gerçeği ise değişmiyor. Çıkarı için terör örgütlerini destekler.
Kışkırtır. Dizayn eder. Dün yaptı, bugün de yapıyor. Yarın yine yapar.
Venezuela’da başkan kaçırmak..
İran’da lider öldürmek.
Sırada Küba söylemleri…
Gazze için dillendirilen “Riviera” planları…
Amaç açık:
Kontrol edebileceği bir dünya düzeni kurmak.
İspanya’nın duruşu elbette önemli.
Ama asıl altın vuruşu görmeli.
Onu da günü geldiğinde sandıkta; Amerikan halkının yapmasını umalım.
Önce demokrasi, sonra demokrasi, sonra yine demokrasi.
Yorum: Aysun Karlı
