Gazeteciliği hiçbir zaman yalnızca bir meslek olarak görmedim; onu, omuzlarımda taşıdığım bir sorumluluk bildim.
Mesleki denemelerime Ertuğrul Akbay yönetimindeki Gölge Adam’da başladım. Ancak aktif gazeteciliğe, usta gazeteci ve televizyoncu merhum Mehmet Ali Birand’ın davetiyle Milliyet gazetesinde adım attım. Bir kaç yıl öncesinde başladım ancak 10 Ocak 1988, 212’li ilk resmi sözleşmemi imzaladığım tarihti.. O yıllarda kâğıt, mürekkep ve haberin kokusu birbirine karışırdı; biz o kokunun içinde yetiştik. Bu adım, bir iş değişikliğinden çok, bir idealin peşinden gitme kararıydı.
Yıllar boyunca farklı bölgelerde haber takip ettim; çok sayıda haberim manşetlere taşındı. En derin izi bırakan, kedi ve köpeklerin yakma fırınlarında yok edildiğini ortaya çıkardığım “Olmaz Böyle Vahşet” başlıklı haberim oldu. Sürmanşetten yayımlanan bu haber yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da büyük yankı uyandırdı. Çok sayıda mesleki ödül aldım.
Bu yoğun haber temposu sürerken bir dönem özel bir tv’de haber yöneticiliği yaptım. Yazılıdan görsele ilk adımdı. Ardından Sönmez Holding bünyesindeki medya grubuna transfer oldum. 1996’dan itibaren Sönmez Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş.’de sırasıyla Haber Koordinatörlüğü, Genel Yayın Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlendim. Aynı zamanda ana haber bültenleri ve haber programları sundum.
ABD seçimleri ile Avrupa Parlamentosu seçimlerini defalarca Brüksel, Strazburg ve Washington Beyaz Saray’dan izleyip yayınlayan; bu alanda tarihe not düşen ülkedeki tek bölgesel kanal olmanın sorumluluğunu taşıdık. 40 yıllık meslek hayatımın en sağlıklı, özgür ve özgün dönemiydi. Bu noktada Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez‘in hakkını sonuna kadar vermeliyim. Sabah kuşaklarının kolay cazibesine kapılmadık, magazinin renkli gürültüsüne yönelmedik. Her zaman haberin ağırlığını, ciddiyetini ve izleyicinin güvenini önceledik. Söylediğimiz her kelime, tartılmış bir cümlenin; doğrulanmış bir bilginin ürünüydü.
19 Aralık 2025’te kaybettiğim eşimin sağlık sorunları nedeniyle, mesleğimin son on yılında aktif yöneticilik görevlerimi, tv yayıncılığını bırakarak yalnızca medya grubumuzda köşe yazıları yazmayı sürdürdüm.
Basılı iki kitabım bulunuyor:
TV ana haberlerinin sonunda paylaştığımız ve ekranlara taşıdığım günlük sesli hikâyelerden derlediğim Net Hikâyeler ile; Avrupa Parlamentosu koridorlarında bir gazeteci olarak yıllarca tuttuğum notlardan oluşan AB’ce Brüksel Yazıları.
Her iki kitapta da hayatı anlattım. Birinde mesleğin ağırlığı, diğerinde insanın kırılganlığı var. Her satırında bir tanıklık, bir hesaplaşma ve bir hatırlatma…
Yazma tutkuma aynen kaldığım yerden devam ediyorum. Haber her yerde var. Önceliğimiz özgün içeriklerle özel yorumlar olacak.. Çağın teknolojisi, gerçekliği ile biz kendimizi fazlasıyla yenilerken yerimiz mesafemiz duruşumuz belli ve net…
Eleştiri ve önerileriniz her zaman çok kıymetlidir. Sevgi, selam, sağlık ve huzurla..
İletişim: info@aysunkarli.com






