Avrupa’nın Zana’ya özgürlük talebinden, Öcalan’a umut hakkı çağrısına geçen 24 yıl ve Alden Biesen Kalesi

Belçika’nın tarihi Alden Biesen Kalesi’nde ki liderler zirvesine dair notları detaylı daha sonra aktaracağım.

2 vitesli Avrupa modeli’ ve Trump sendromlu AB’nin yapacağı hamleler belki bürokrasiyi azaltacak ama ülkeler arası sınıfsal ayrımlarda başlayacak gibi..

Şu an 27 kocalı hürmüz gibi Avrupa. Daha hızla karar almak istiyor.

ABD’nin gümrük vergisi tehditleri..Çin’in teknolojik baskısı..

Macron ve Merz zorluyor Avrupa Birliği’ni..

Burada çok zirve takip ettim…

Bazen fazlasıyla zırvalayıp her fırsatta Avrupa’lı olamayan Türkiye’ye sürekli sopa gösterirken dünden bugüne gelinen süreç gözlerimin önünden geçti.

Davul zurnalı AB kutlamaları yaptık..

Ama hep olduğumuz yerdeydik.

Ne içindeydik, ne dışında…

Çünkü biz kriterlerin çoğunu kraker yapmıştık.

Eeee öyle elini kolunu sallaya sallaya da AB’li olunmuyor…

Ha şimdi olunur mu? O da muamma..

Niye böyle dedim…

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, bölücübaşı Öcalan için ‘umut hakkı’nı gündeme getirmesiyle…

Dönemin Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox’un, yasaklı Recep Tayyip Erdoğan ile 2002 Aralık ayında Strasbourg’da ki görüşmesinden önce Cox’a ‘ne söyleyeceksiniz Erdoğana?’ soruma verdiği ‘Leyla Zana’nın özgürlüğünü’ yanıtının üzerinden tam 24 yıl geçti.

O tarihte ki yazı başlığım ‘Strasbourg oldu ızdırapburg’tu. Avrupa’dan Zana’ya özgürlük talebinide ulusal medya’dan bir gün önce vermiştik..

Brüksel’e döndüğümde Erdoğan’la gelen İstanbul medyası ve partili tayfa ‘sen nasıl görüştün ki Avrupa Parlamentosu başkanıyla’ dediklerinde..

Mail atın size de randevu verirler’ diye gülümseyip geçmiştim…

Avrupa Parlamentosu, o dönemde Leyla Zana’ya Andrey Sakharov İnsan Hakları Ödülü’nü verirken, merkezi Strasbourg’da bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de aldığı kararla Zana ve arkadaşlarının adil biçimde yargılanmadıkları gerekçesiyle Türk hükümetinden duruşmaların yenilenmesini istemişti. Her yerde koridorlarda Zana posterleri vardı.

İşte o gün Avrupa’nın demokrasi adına açıkça yaptığı çağrı bugün Türkiye’de Bahçeli tarafından yüksek sesle dile getiriliyor..

Umut hakkı çağrısının dışında Bahçeli 3 Şubat’ta TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” demişti.

Zirve notlarını aktaracaktım, bir an aklıma bu 24 yıllık süreç gelince paylaşmak istedim..

Ne dersiniz dün AB’nin dediği gibi olsaydı..

Bugün söyleneni de Bahçeli 2002’de deseydi sizce neler olurdu?

Haydi hep birlikte beyin fırtınası yapalım..

Yorum: Aysun Karlı